Barakumba | Ekranlar ne istiyor? 4. Bölüm: Tablet
Barakumba logo

Ekranlar ne istiyor? 4. Bölüm: Tablet

Sırada tablet var… Tablet tüm ekranlar arasında en çok hediye edilen ekran. Kullanıcıları da bir kum saati gibi oranlanıyor, ya çok küçükler ya da çok büyük. Çünkü o, ağlayan, “sıkılan” çocuklar için, sosyalliği kısıtlanmış babanne için, arka koltukta geçecek yolculuk için alındı. Evlere bir cihaz olarak değil, bir probleme, sorumluluğa karşı kolay bir çözüm olarak girdi.

ON
Ongun N.
24 Eylül 2026 · 2 dk okuma
Ekranlar ne istiyor? 4. Bölüm: Tablet

Bu ekran sana ne verdi?

“Gerçek” bir rahatlama verdi. Ağlayan,”sorun yaratan” çocuklara sessizlik verdi, hasta yatağında film/dizi izleme imkanı verdi, çantana sığdıramaycağın onlarca kitabı okuyabilme imkanı verdi, gözü iyi görmeyen birinine, yazıyı büyüterek okuma imkanı verdi. Ve en değerlisi de günün yorgunluğunu taşıyan ebeveynlere yarım saatlik sessizlik verdi.

Yani tablet tümü önemli ihityaçlar olan bu listeye bir cevap üretti desek yanlış olmayacaktır.

Ancak asıl soru, bu cevapları üretmenin bedelinin ne olduğu olmalı.

Senden ne aldı?

Sıkılmayı aldı. Boş vakti, kendinle kalmak zorunda olduğun zamanı.

Sıkılmak hiç bir zaman bir sorun değildi tersine üretim/yaratım sürecinin en önemli parçası. Rollo May taa 1975’de “Yaratma Cesareti”ni yazarken bu konuyu kendisine dert edinmişti. Modern insanın maruz kaldığı gürültü nedeniyle yaratıcılığının giderek azaldığını ve bunun büyük bir problem olduğunu anlatmıştı. Bugün bu gürültü artık her boş vakte, her ana taşınmış durumda.

Kendini yatıştırma becerisini aldı. Ve bir döngü yarattı, çocuğunuz sıklmasın diye verdiğiniz tablet, çocuğun daha hızlı sıkılmasına ve daha çok tablet kullanmasına yol açıyor. Bu kısır döngü sürekli bir artışla devam ediyordu. Bir duygu her seferinden dış uyarıcı tarafından yatıştırıldığında, içerden kas geliştirme gerekliliği ortadan kalkıyordu.

 Ve “son”u aldı. Kitap’ın bir başı ve sonu vardır, okudukça sayfaları azaları ve bir noktada biter. Tablette ise bir son yoktur, bir uygulamadan diğerine, bir oyundan bir başkasına, bir videodan diğerine… dolayısıyla zihin bitirmeyi değil, sekmeyi ve devam etmeyi öğreniyor.

Ne için, kim için çalışıyor?

Tablet büyük bir tüketim ekranı. Gencecik zihinlerin maruz kaldığı, çok fazla uyarıcı içeren dijital bir ekran.

Tablet seni izleyici yapmak üzere tasarlamış, her ne kadar iletişim ve reklamlarda tam tersini iddia etsede böyle bir ekran.

Çocuklar için iş modeli çok daha net. Ücretsiz çocuk oyunlarının geliri reklamdan ve uygulama içi satin alımdan geçiyor, yani hedef kitle henüz ekonomik karar verme yetisi olmayan anca           “ısrar” sayesinde başkasına bu kararı kolaylıkla verdirebilecek çok güçlü ve büyük bir grup.

Aslında ölçütümüz oldukça basit, senin faydana tasarlanmış bir ekran kapatılabilir olurdu. Özellikle bir çocuk için tableti kapatmak neredeyse imkansız.  

Ne yapmalı?

Cevap tableti yasaklamak değil, konumunu değiştirmek.

Tabletin bir bakıcı değil, sadece bir cihaz olduğunu hatırlamak gerek. Canı sıkılan bir çocuğa can sıkıntısından kurtulmak üzere üretilmiş bir “çözüm” gibi görmemek gerek. Yerine sıkılmasına izin vermek, ve tablet yerine yaratıcılığı besleyecek analog seçenekleri görünür kılmak gerek.

Birçok ülke, tabletin eğitimde kullanımını yasaklamaya başladı. Tam da bu nedenlerden dolayı. Deftere elle not almak, elle çizim yapmak geri geliyor ve daha da hızlanarak yayılacak.

Hem çocuğunuz hem de sizin için tablet yerine, kutu oyunları, legolar, boyama kitapları, el işi hobileri, ensturman, hamur gibi ürünleri evinizin görünen yerelerine koymalısınız. Masanızda bir puzzle durmalı mesela, evde yaşayan tüm bireylerin katkı sağlayabileceği, hep beraber yapılabilecek, gelen giden misafirlerinizin bile dahil olabileceği bir analog hobi.

Sahi puzzle neden ikinci elde yok? Neden hiç kimse yaptıkları puzzleları satmıyor? Bizce bir an önce bunu başlatmamız gerek.

Paylaş